Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Yazarlarımız




 

 

glten-imek-150x150.jpgBeden, ruhun aracıdır.
Eğer ki; ruhun aracı bakımlı olup, iyi bir kapasite ile çalışamaz ise, ruhsal bir varlık olan insan, hedeflerine erişemez.
Çağımızda insanlığın idrak etmesi gereken husus; hastalıkları nasıl tedavi edeceğinden evvel kendisini nasıl hasta ettiğini kavramasıdır.
Hastalıklar bir sonuçtur. Bu sonuca götüren etmenleri keşfedersek rüzgara karşı değil, rüzgarla aynı ritimde sörf yaparız.
Ben inanılmaz derecede, ritimleri ve frekansları aynı olanların, yaşam ve mutluluk ritimlerinin de, daha güçlü birliktelik ve güç birliği oluşturduklarına inanırım.
Hayatta en mutluluk verici olay, güç birliğini yakalamaktır.
Aristoteles’e göre gerçek varlık, duygularımızın bize gösterdiği biçimdir demişti.
Ben de insan; duygusal, fiziksel ve ruhsal bir varlıktır diyorum.
Bu üçlü armoni güçbirliği içinde çalışır ise, insan için bütünsellik ortaya çıkmaktadır diyorum.
Bir cümle okumuş ve derin manalı bu cümleyle vurgun yeme misali, gözlerimi, gözlerimi olduğu kadar zihnimi ve kalbimi de daha fazla açmıştım.
Sözün özü diyordu ki ;
”Bu yüzyılda artık her konuda bilgiye erişim kolay.
Dilediğiniz kadar bilgiyi zihninize depolayabilirsiniz.
Unutulmaması gerekli bir gerçeklik var ki, gerçek bilgi yaşamınız sırasında, içinde bulunduğunuz acz halinde kullandığınız ve sizin acz hallerinizi bertaraf ettiğiniz bilgidir” diyordu.
Bu bilgi, din, dil, ırk ayrımı yapmadan, tüm varlıkların birliğine, dirliğine inanan ve insanları aynı ritimde akan, çağlayan yapmaya çalışan hareket noktasında uygulama alanı bulmalıdır.
Bakıyorsun Dünya üzerinde bir sürü diller kullanımda.
Her dil kendi alanındaki kişiler arasında canlı bir varlık olarak yaşamakta.
İnsanlar arasında anlaşma sağlayan tabii bir vasıta olarak fonksiyon görmekte.
Dil: Canlı bir varlık,
Sosyal bir müessese,
Seslerden örülmüş bir ağ,
Anlaşma sistemi,
Milli bir varlık,
Milli bayrak,
Milli hafızanın, milli duyguların ve düşüncelerin, bütün maddi ve manevi değerlerin ortak hazinesi.
Anlamalıyız ki; dil, millet denilen insan topluluğunun en önemli sosyal varlığı ise;
Tüm insanlığı ortak lisanda birleştiren ve kaynaştıran lisan biz insanlığa gerekli.
Farklı bayrakların dalgalandığı bir dünyada ortak paydalara ihtiyaç vardır.
OSHO demişti ki: “Saklamak değil, paylaşmak olsun özün. Eleştirmek değil,çözümü göstersin sözün. Yıkmak değil yapmakta olsun gözün. Saldırmak değil sarılmakta çözüm” diyerek ortak payidar olduğumuz noktanın sevgi, uzlaşı ve hoşgörü olduğunu belirtmektedir. Ne hoş bir payidar olma noktası göstermekte bu söz ile.
Ben derim ki:
Biz ve insanlık alemini bir aile yapacak,
Buzları çözecek,
Kalplere dokunacak bir lisana, çok ama çok büyük bir ihtiyaç vardır.
Ne dersiniz bu lisan SEVGİ LİSANI OLSUN MU?
Biliyoruz ki kalpten çıkan her şey kalbe gider.

yazar-yataykayan-habermasaustu-4li -ALT

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin