A+ A A-

 

Muğla Halk Sağlığı Müdürlüğü, 28 Eylül Dünya Kuduz Günü sebebiyle açıklamada bulundu. Kuduz hastalığı hakkında bilgilendirme yapıldı.
280916kuduzhastalik.jpg
Muğla Halk Sağlığı Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Nuri Ceyhan, Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen 28 Eylül Dünya Kuduz Günü hakkında bilgilendirme yaptı.
Ceyhan, “Kuduz enfeksiyonu uygun yöntemlerle önlenebilir.” dedi.
Hastalığın eski çağlardan bu yana görüldüğüne dikkat çeken Ceyhan, “Kuduz, halk sağlığına tehdit oluşturan eski çağlardan beri bilinen önemli bir enfeksiyondur. Kuduz önlenebilir bir hastalıktır. Buna rağmen dünyada her yıl yaklaşık 55 bin kişi, bu hastalık nedeniyle ölüyor ve bunların yarısı 15 yaş altı çocuklardır. Kuduz hastalığı ile ilgili halkımızda farkındalık oluşturmak istiyoruz.”
Yapılan önlemlerle hastalığın görülme oranının azaltıldığını ifade eden Ceyhan, “Son yıllarda kuduz vaka sayısı belirgin derecede azalmış olmasına rağmen, toplumun bilgilendirilmesi ve farkındalığın artırılması amacıyla 2007 yılından itibaren 28 Eylül tarihi, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 'Dünya Kuduz Günü ' olarak belirlenmiştir. Kuduz tüm Dünya’da hala toplum sağlığı için bir tehdit olarak kabul edilmekte ve tedbirler alınmaktadır. Bu amaçla Eylül ayının son haftası Dünya Kuduz Günü olarak kabul edilmiştir. Her yıl bu tarihlerde toplumun bilinçlendirilmesi için çalışmalar yapılmakta, sorunun çözümü için öneriler sunulmaktadır. Yakın zamanlarda yaşanan ve çok sayıda insanının hayatını kaybetmesine neden olan kuduz salgınları nedeniyle gelişmiş ülkelerde kuduzun önlenmesine ayrı bir önem verilmekte ve çalışmalar yapılmaktadır. Kuduz, hayvanlardan insanlara bulaşan viral bir hastalık olup insanlar dâhil bütün sıcakkanlı memelilerde görülebilen, beyine yerleşerek felçlere yol açan ve ölümle sonuçlanan bir virüs hastalığıdır. Ülkemizde kurt, tilki, çakal, yaban kedisi, kokarca ve gelincik gibi vahşi hayvanlarla; köpek, kedi, sığır koyun, keçi ve at gibi evcil hayvanlar hastalığa yakalanabilen hayvanlardır. Kuduzun başlıca bulaşma yolu enfekte hayvanların ısırmasıdır. Ayrıca, bütünlüğü bozulmuş deri veya mukozalardan da enfekte olmuş hayvanın salyası ile veya çiğ süt tüketimi ile bulaşabilir. Kuduz hastalığına ilişkin belirtiler görülmeye başladığında, kuduz hem insanlar hem de hayvanlar için ölümcüldür. Ancak riskli temas sonrasında gerekli tedbirler alındığı zaman hastalığı önlemek mümkündür. Bu nedenle köpek ve kedilerin her yıl aşılanması hastalığın insanlara bulaşmasının engellenmesi açısından önemlidir.” diye konuştu.
KUDUZUN İNSANDAKİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Ceyhan, kuduz hastalığının belirtilerini şöyle açıkladı, “Hastalık belirtileri virüsün vücuda girmesinden itibaren yaklaşık 3-8 hafta sonra ortaya çıkar. Hastalık insanlarda ilk önce halsizlik, ateş, iştahsızlık, bulantı, baş ve boğaz ağrısı gibi hastalığa özel olmayan belirtiler başlar. Isırık yeri ve çevresinde ağrı ve kaşıntı görülebilir. Yutak felci sebebiyle kuduzun karakteristik belirtisi olan sudan korkma görülür. Daha sonra hasta komaya girer ve ölüm meydana gelir. Hayvanların ısırması, tırmalaması ya da salyasıyla temas edilmesi durumunda en yakın sağlık kuruluşlarının acil polikliniklerine başvurulması veya acil olarak 112 Acil ekiplerinin çağrılması gerekiyor. Hayvanların hareketlerinde değişim, saldırganlık ve salya akması gibi durumların görülmesinde de İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne bilgi verilmesi yaşanabilecek olaylar karşısında ciddi önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.
Açıklamalarına devam eden Ceyhan, “Ülkemizde kuduzu insanlara en çok bulaştıran hayvan ise başıboş köpeklerdir. Köpekler, özellikle sahipsiz hayvanların yanı sıra başıboş dolaşan hayvanlar kuduzun birincil bulaşma kaynağıdır, köpek ısırmasından kaynaklanan insanlardaki tüm vakaların yüzde 90'ı ve çocuklarda ortaya çıkan vakaların yüzde 40'ı bu şekildedir. Maalesef birçok hayvan sever hayvanlarını sokağa terk etmektedir. Bu durum ise sorunun giderek büyümesine ve bir kısır döngünün yaşanmasına sebep olmaktadır. Sorunun uzun vadede çözümü için ulusal ve uluslararası işbirliği çalışmaları yapılmalı bu konuya özel bir politika geliştirilmelidir. Kuduza yakalanmış evcil bir hayvanda bazı huy değişiklikleri görülür. Daha önceleri normal davranış gösteren hayvanlar sinirli ve saldırgan olurlar. Dikkatlerini çeken her şeye karşı ısırma eğilimi gösterirler. Yutak felcine bağlı olarak yutkunma reflekslerini yitirdiklerinden, sudan korkarlar ve ağızlarından aşırı miktarda salya aktığı görülür. Vahşi hayvanlar, insanlara olan korkusunu yitirir ve evcil hayvan gibi insanlara yaklaşabilirler. Genelde gece ortaya çıkan vahşi hayvanlar, gündüz de ortalıkta görülebilirler ve dikkatini çeken her cisme saldırırlar.” şeklinde konuştu.
Ceyhan son olarak şunları kaydetti, “Muğla Halk Sağlığı Müdürü kuduzun aşı ile önlenebildiğini ve bu şekilde köpek aracılı kuduzun ortadan kaldırılabileceğini belirtmiştir. Bunun içinde aşılama ile köpek kuduzu kontrolü, toplum genelinde köpek rehabilitasyon programları, özellikle toplumun bilinçlendirilmesi, kuduzun önlenmesi ve sorumlu hayvan sahiplendirilmesini temel alan programlar geliştirilmelidir. Bu önlenebilir hastalığın uzun vadeli kontrolünün hayvanlarda ve insanlarda insancıl ve etkin bir biçimde uygulanarak sağlanabileceğinden eminim. Kuduzun ortadan kaldırılmasının temel hedefine; Ancak ulusal, bölgesel ve uluslararası devlet ve sivil toplum kuruluşları gibi önemli ortaklarla birlikte çalışılarak ulaşılabilir. Ülkemizde kuduzla ilgili olarak aşı ve serum uygulamaları dâhil her türlü sağlık hizmetlerinin ‘ücretsiz’ yapıldığı unutulmamalıdır.”

 

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin